AA muhabirinin diplomatik kaynaklardan edindiği bilgiye göre, Yunanistan, Kuzey Atlantik Konseyi’nin İdlib saldırısı sonrasında Türkiye’ye güçlü destek mesajı içeren siyasi açıklamasına mülteciler ve Avrupa Birliği’yle (AB) imzalanan 18 Mart göçmen mutabakatıyla ilgili bir maddenin eklenmesini talep etti.

Yunanistan’ın talepleri kabul edilmedi

Ancak, NATO’yla doğrudan bir ilgisi bulunmayan bu talep Türkiye’nin yanı sıra diğer müttefiklerden de kabul görmedi.

Böylelikle Yunanistan’ın mülteci konusunu NATO bünyesine dahil etme çabaları da karşılıksız kaldı.

Bunun üzerine Yunanistan’ın yapıcı olmayan tutumu nedeniyle bildiri üzerinde oydaşmaya varılmasına yönelik çabalar sonuçsuz kaldı.

Türkiye’ye uyarlanmış güvence tedbirlerine ilişkin çalışmalar devam ediyor

Öte yandan, İdlib’deki Türk askerlerini hedef alan saldırının ardından Türkiye NATO’da 4’üncü maddenin işletilmesini istemiş ve dün sabah saatlerinde Kuzey Atlantik Konseyi istişare için toplanmıştı.

Toplantının ardından basına açıklamalarda bulunan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifakın Türkiye’ye hava ve füze savunma sistemlerinin güçlendirilmesi dahil bazı tedbirlerle destek sağlamaya devam ettiğini açıklamıştı.

Stoltenberg, “NATO halihazırda Türkiye’ye destek veriyor. Müttefikler, Türkiye için daha fazla ne yapılabileceğine bakıyor.” açıklamasında bulunmuştu.

Diplomatik kaynaklar, Türkiye’ye uyarlanmış güvence tedbirleri hakkında 2015 yılında alınan kararların uygulamasının ve bunların iyileştirilmesine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Türkiye’ye yönelik uyarlanmış güvence tedbirleri

NATO’nun Kuzey Atlantik Anlaşması’nın 4’üncü maddesi uyarınca bir müttefik toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiğini düşündüğünde, tüm müttefiklerle danışma talebinde bulunabiliyor.

Türkiye en son 2015’te 4’üncü maddenin işletilmesini istemiş, bunun ardından NATO Suriye’den kaynaklanan tehditlere karşı Türkiye’ye uyarlanmış güvence tedbirlerini kabul etmişti.

Bu çerçevede erken uyarı ve gözlem uçaklarının (AWACS) bölgede devriye gezmesi, Doğu Akdeniz’deki askeri unsurların artırılması ve istihbarat, keşif ve gözetleme faaliyetlerinin güçlendirilmesi gibi tedbirler öngörülmüştü.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.